maksim gorki

independence
maxim gorky (1868-1936) esas adi aleksey maksimovic peskov... naturalist (dogalc) i oyku, oyun ve roman yazari. daha cok rusyanin sosyalist duzene gecis donemini yansitan yapitlari ile bilinir. fakat ilk basta toplum disi insanlari anlattigi oykuleriyle taninmistir.

esas 1909’da osmanlica bile basilan ve klasikler arasina girmis en onemli eseri ’ana’ romanidir.

kucuk-burjuva ideolojisinin elestirisiyle kucuk burjuvanin ciplak resmini cizen adam.*

kucuk yasta yasadigi aci olaylar yuzunden gorki yani ruscada “aci” anlamina gelen takma adini kullanan yazar yapitlariyla sadece kendi halki icin degil tum dunya halklari icin savasim vermis bir insan. cok calismanin degerine onem veren dusunur; zorbaliga, gericilige, somuruye, duzmece politikalara ve en basta fasizme karsi olan bir isimdir. hayati boyunca guzel gunleri gorme umudu ile barisi, sevgiyi, hurriyeti asilamaya calismistir. fakat lenin’le cogu kez gorus ayriligi gelmesine ragmen stalinizmin en acimasiz yanlarini da ovmustur. belki uzun yillar rusya’dan uzak italya’daki villasinda kalmasi ve 60 yasinda rusya’ya donusunde kahramanlar gibi halkinin coskuyla torenlerle karsilanmasi gozunu boyamistir. bir yanilgi ya da basitce kaderin cilvesi...

olumunun de nasil oldugu bilinmemekle beraber anti-sovyet trockistler ya da sagcilarin parmagi oldugu dusunulmektedir.
independence
baslica eserleri: cocuklugum, benim universitelerim, artamonovlar, tolstoydan anilar, yazarlar uzerine, isyanci, kucuk brujuvalar, ana, halk dusmani, italya hikayeleri, guncemden yapraklar, vladimir ilic lenin, lenin, gorki lenin’i anlatiyor, klim samgin’in hayati...
shibumi
ana’yi ve dahah bir cok muhtesem romani yazan rus yazar.kendisine kutuphanelerde buyuk deger verilmesi gereken yazarlarin baslicalarindan biri.
firambogaz
28 mart 1868’de rusya novgorod’da (bugünkü adı gorki) doğdu. 14 haziran 1936’da moskova’da yaşamını yitirdi. asıl ismi aleksey maksimoviç peşkov. çocukluğu astrahan’da geçti. nakliyecilik yapan babasını 5 yaşındayken kaybetti. annesi yeniden evlenince doğum yeri olan novgorod’a döndü. anneannesi ve büyük babası tarafından büyütüldü. yalnızca birkaç ay okula gidebildi. 8 yaşında çalışmaya başladı. bu sayede rus işçi sınıfının yaşamını yakından tanıdı. bir gemide bulaşıkçılık yaparken okuma merakı sardı. yoksullukla ve acıyla dolu bir hayat sürdüğü için rusça’da "acı" anlamına gelen "gorki" takma adını aldı. ilk gençlik yıllarını kazan’da geçirdi. intihara kalkıştı, bir serseri gibi bütün rusyayı dolaştı. ilk öyküleri tiflis’te bulunduğu yıllarda dergilerde yayınlandı. 1895’te petersburg’da yayınlanan bir dergide çıkan "çelkaş" adlı öykü ile ünlendi. ardından "yirmi altı erkek ve bir kız" öyküsü yayınlandı. ünü hızla yayıldı. bu öyküler kadar başarılı olmayan bir dizi roman ve öykü daha yazdı. ilk romanı "foma" 1899’da basıldı. bu dönemde sağlam bir olay örgüsü kuramaması ve yaşamın anlamı üzerine uzun tartışmalara girmesi sonucu romanları başarısız sayıldı. 1906’da yazdığı ve rus devrimi’ne adadığı "ana" en başarılı romanı. 1899-1906 arasında petersburg’da (bugün leningrad) yaşadı. marksizmi benimsedi. komünist parti içinde 1903’teki bölünmede bolşevikler’e destek verdi. ama partiye hiçbir zaman resmi üye olmadı. 1901’de "fırtına kuşunun türküsü" isimli kısa şiiri yüzünden tutuklandı. kısa sürede serbest kaldı, kırım’a gitti. 1902’de petersburg bilim ve sanat akademisi’ne üye seçildi, üyeliği tekrar alındı. bilgi isimli bir yayınevi kurdu. bu dergiyle 1905 devriminde önemli bir rol oynadı. 1906’da abd’yi gezdi. 1906’da rusya’dan ayrılıp kapri adası’ndaki villasında yaşadı. marksistlerden uzak durdu. 1913’te tekrar rusya’ya döndü. rusya’nın 1’inci dünya savaşına girmesine karşı çıktı. 1917’de bolşeviklerin iktidara el koymasını eleştirdi. ama 1919’dan başlayarak lenin’le işbirliği yaptı. ama süreç içinde hep bolşeviklerden hem rusya’dan uzaklaştı. 1921-1928 arasını italya’nın sorrento kentindeki villasında geçirdi. israrlı çağrılar üzerine 1929’da tekrar rusya’ya döndü. ölünceye kadar orada yaşadı. stalin’in baskıcı yöntemlerini destekledi. sovyet yazarlar birliği başkanı oldu. 1936’da tedavisi sırasında aniden öldü. ölümü kuşkulu bulundu. arkadaşları suikast iddasını artaya attı. toplumcu gerçekçi romanın kurucusu sayılır. eserlerinde çocukluk ve gençlik yıllarında yaşadığı acılı hayatı, rusya’daki yoksulluk yıllarını anlattı. zaman zaman uzun felsefi tartışmalara girerek eserlerinin sanatsal düzeyini düşürdü. betimlemelerdeki ustalığıyla keskin bir gözlemci olduğunu gösterdi. başlangıçta bizzat katılarak destek verdiği sovyet devriminden daha sonra soğudu. dönem dönem verdiği gönülsüz desteklerin dışında rusya’dan uzak kalmaya çalıştı. son dönem yapıtlarının hemen hepsinde devrim öncesi dönemi ele aldı. tiyatro oyunları ve anılarını kaleme aldığı eserleriyle de rus edebiyatına katkıda bulundu.
türkçe’ye çevrilen eserleri:

roman:
foma (1899, 1983)
ana (1906, 1979)
halk düşmanı (1907, türkçe’ye "yararsız bir adam" adıyla (1979)
matveya kojemyakin (1910, 1984)
klim samgin’in hayatı (1936, 1975)
artamonovlar (1977)
küçük burjuvalar (1901, 1967)

öykü:
yirmi altı erkek ve bir kız (1939)
italya hikayeleri (1911, 1970)

oyun:
ayaktakımı arasında (1941, 1967)

ani-otobiyografi:
benim üniversitelerim (1941, 1986)
çocukluğum (1947, 1976)
ekmeğimi kazanırken (1949, 1986)
tolstoy’dan anılar (1919, 1967)
güncemden yapraklar (1924, 1984)
lenin (1924-1936) "türkçe’ye gorki lenin’i anlatıyor" adıyla (1980)
http://www.edebiyatturk.net/
walide sultan
"ana" maksim gorki’nin, devrimcilikten hapise giren oglu icin, tum cehaletini silerek, kendini yetistirip oglunu kurtarmak ugruna verdigi, kutsal mucadeleyi anlatan kitabi... o, tum zamanlarin en iyi anne biyografisidir, altiyuz sayfadir bu kitap ve ilk uc yuz sayfada gorki sadece ana’yi tasvir eder.
ben bu kitabi okudugumda, kariyer yapmaya hazirlaniyordum, fikrimi degistirdim ana oldum, kariyer pesinden geldi...ana oldugum andan itibaren tipki gorkinin ’ana’ kitabindaki ana gibi baktim olaylara ve hala oyle devam ediyorum...beni olmasi gereken zamandan once analik duygulariyla tanistirip, icimde yasanmamis genclik duygularinin sakli kalmasina sebep olmus...ama o yasanmamis duygulari, bugun hala, cikarip cikarip cocuklarimla paylasabilmek mutlulugunu bana saglamis, kitaptir "ana"...
gorki’nin siyasi kimligi bana hep agir gelmistir...ana’daki tadi ve lezzeti hicbirinde bulamamisimdir eserlerinin...belki de bu pencereden kurtaramamisimdir kendimi, tam bilemiyorum...
benim icin nazim hikmet en buyuk sairdir, nazim hikmetin en buyuk dedigi sair ise maksim gorkidir.
iste nazim hikmet’in maksim gorki tasviri;
"yeryuzundeki butun gerici kuvvetlerin, barisi ve milli bagimsizlik dusmanlarinin, fasistlerin ve her cesit yalanci, duzmece demokratlarin en korktuklari yazicilardan biri de maksim gorki’dir. neden? cunku maksim gorki yalniz kendi halkina degil butun halklara yurtlarini, hurriyeti, barisi ve birbirlerini sevmeyi ogretir. cunku o, insanin, insanligin geleceginden, guzel gunler goreceginden emindir. cunku o, emekci insani, koluyla, kafasiyla calisan insani, yeryuzunun gercek, biricik efendisi sayar. gorki, insanlar yasadikca
yasayacaktir. cunku yeyuzunun en buyuk sairidir."
nazim hikmet ran

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol